Kişiye canlılık(vitalite) niteliği kazandıran ve büyük hayat fonksiyonları denen solunum, dolaşım ve sinir sistemlerinin durması ile meydana gelmiş bir olaydır.
Bu fonksiyonların bir kısmı dıştan gözle görülüp tespit edilebilen fizyolojik olaylar bir kısım ise vücut hayatiyetini sağlayan biyolojik olaylardır.
Fizyolojik fonksiyonlar dolaşım, solunum ve sinir sistemi( beyin) fonksiyonlarıdır.
Bu üç büyük faaliyetin durması ölümün meydana gelmesi için yeterlidir.
Bu ölüm şekline “somatik ölüm” yani (vücut ölümü) denilmektedir.
Bu somatik ölümden sonra vücutta biyolojik hadiselerin devam ettiği görülürse de bunlar o kişinin ölmediğine delil teşkil etmemektedir. Çünkü bu üç büyük hayat fonksiyonunun geriye gelmeyecek şekilde durması, biyolojik ölümüde meydana getirir.
Adli bakımdan ölüm nedenleri iki kısımda incelenir.
Tabii ölümler: Teşhis edilebilen veya edilemeyen herhangi bir hastalıktan ölüm, Zorlamalı ölümler: Tabii ölüm için zamanı gelmeden herhangi bir sebep tesiri ile kişinin ölmesine denir. Adli Tıbbı asıl ilgilendiren bu grup ölümler olup;
- Kaza
- Cinayet
- İntihar şeklinde meydana gelir.
Bir kişinin ölüp ölmediğini anlamak için o kişide ölümün belirtilerini aramak ortaya çıkarmak gereklidir.
Öyle olaylar mevcuttur ki kişi ölmediği halde ölü gibi görünür. Bu görünüş haline yalancı ölüm denir. Hakiki ölümle yalancı ölümü ayıramadığımız takdirde canlı üzerinde birçok muameleler yapmaya kalkarız ki bu da büyük bir hataya düşmemize yol açar.
Sinir sisteminin durup durmadığını anlamak için reflexlere(pupilla ve kornea reflexlerine) bakarız.
- Solunum durduğunu anlamak için ağız ve burnuna ayna yaklaştırılır, buharlanıp, buharlanmadığına, veya rüzgarsız bir yerde kişinin göğsü üzerine bir kağıt konur, hareket edip etmediğine bakılır.
- Dolaşım durması nabız ve kalbin dinlenmesi ile anlaşılır. Kalp 5 defa beşer dakika ara ile dinlenir.
- Ancak daha gelişmiş bir merkezde iseniz ölümün tespiti en iyi EKG ile olur.
- Hareketsizlik; sfinkterler gevşer, alt çene açılır vb.
- Soğuma; ölümden sonra canlı soğumaya başlar. Ortalama saatte 1 derece kaybeder.
- Anüs ısısı 20 derece olduğunda ölüm için karar verilir.
Ölen kişi vücudundan su kaybetmeye başlar ve yavaş yavaş kurur.
Ölümden yarım saat sonra damar içinde bulunan kan pıhtılaşmaya başlar
Ölümün Geç Belirtileri
3-6 saat sonra görülmeye başlar, cesedi çevirme ile 10-15 saat sonra bir kısmı yerinde kalır, bir kısmı yer değiştirir. 15-20 saat içinde sabitleşir, ceset çevrilse bile ölü lekeleri yer değiştirmez.
Ölümden 3-5 saat sonra başlar, 10-15 saatte tam oluşur, 36-48 saat sonra çözülmeye başlar.
Adalelerin hayatta iken almış olduğu kasılma durumlarının ölümden sonrada aynen devam etmesidir. Ölüm aniden oluşmuşsa olur.
Ölümden 36-48 saat sonra karnın sağ alt tarafında çekum bölgesinde yeşil renkte başlar. Zaman içinde ilerler. 4 dönemi vardır. Çürümenin istisnaları; sabunlaşma, maserasyon, mumyalaşma şeklindedir.
Kişinin iki türlü hüviyeti vardır;
Kişinin nüfus kütüğünde yazılı olan hüviyetidir. Bu kimliğe her zaman güvenmemek lazımdır. Bazen yanlış hüviyet taşıyabilir.
Kişinin dıştan görüşünün fotoğraf gibi tarifidir. Boy-kilo,cilt rengi, dişleri, vücudunda mevcut izler v.b.
Psikiatri tıpta akıl hastalıkları ile uğraşan bir uzmanlık dalıdır. Adli Psikiatri ise, akıl hastalarının işlediği suçlar, bunların cezasal ve medeni ehliyetleri, yeterlilikleri veya ruhsal niteliklerini tayin eder.
- Bir kişinin cezalandırılabilmesi için, ceza sorumluluğunun yani ceza ehliyetinin yeterli bulunması lazımdır.
- Ceza kanunumuzda(765 sayılı TCK’nın 53,54,55 maddeleri) belirli bir yaşa kadar çocukların ceza ehliyetleri yoktur.
- 12 yaşını doldurmamış çocuk hakkında kanuni takibat yapılmaz.
- 13-15 yaş arası işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması halinde ceza sorumluluğu yoktur.
- Sağır ve dilsizlerde ise bu yaş 15-21 arası olarak belirlenir.
- Akıl hastalarının ise ceza sorumlulukları yok veya tam değildir.
- Akıl hastalığı nedeni ile işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hüküm olunur (TCK 32. madde)
- Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye verilecek ceza 1/6 ‘dan fazla olmamak üzere indirilebilir.
Ölü muayenesi yapılmış olarak büyük merkezlere gönderilen veya mahallinde ölüm ihbarı üzerine gidilen şüpheli ölümlerde otopsi CMK.’nın 87-88. maddeleri uyarınca yapılır.
|